iPhone4 Coştu!

Yazan: MobilStore | Kategoriler: Genel | Tarih: 07-06-2010

Steve Jobs su sıralar Amerika’da WWDC 2010′da yeni oyuncağı iPhone 4′ü tanıtıyor. Biraz önce ağda bazı sorunlar yaşasa da durumu kurtardılar sanırım. Ve işte yeni iPhone’un özelliklerini özetleyen kare karşınızda!

  • 3.5 ” display
  • 960×640 piksel çözünürlük (eskiye nazaran 4 kat yüksek)
  • 800:1 contrast ratio (eskiye nazaran 4 kat yüksek)

Bakalım ne zaman Türkiye’ye gelir…

 

 

Samsung Developers’ Day’in Ardından

Yazan: MobilStore | Kategoriler: Etkinlik, Teknoloji, Ürün Tanıtımı | Tarih: 02-06-2010

Bu gün Türkiye’de ilk kez düzenlenen Samsung Developers’ Day etkinliğine katılma fırsatı bulduk. Ömer Suner Bey nazarında tüm emeği geçenlere teşekkür ederiz.

Sunumlar başlamadan önce Samsung’un yakında piyasaya sunulacak olan ürünü Wave ile tanıştık. 1 GHz işlemcisi, 3.3 ” Süper Amoled ekranı, HD Film çekip oynatabilen 5 Megapiksel kamerası  ve süper hafifliği ile bu harika telefonun asıl farklı yanı Samsung’un sadece kendi ürünlerinde kullanmak üzere geliştirdiği Bada işletim sistemine sahip ilk telefon olması. İşlemcisi 3D grafik işlemleri de desteklediği için üç boyutlu oyunlarda mükemmel bir kalite sunuyor. Asphalt oyunu ile bunu bizzat görmüş olduk. Benim kullandığım Omnia 2 telefonda piksel piksel görünen oyun Wave’de masaüstü bilgisayarlardaki gibi pürüzsüz görünüyordu. Wave’in ekranı Amoled’den çok daha hassas olan ve ‘dokunma sensörlerine sahip’ Süper Amoled denilen bir teknoloji ile üretilmiş. Wave’in ekranına dokunur dokunmaz bu hassaslığı hissedebiliyorsunuz. Amoled’de ‘baskı’ ön plandayken Süper Amoled’de iPhone’nun kullandığı kapasitif ekranlardaki gibi ‘dokunma’ ön planda.

Bada, çoklu dokunmaya da destek veriyor ve bunu da gayet güzel başardığı görülüyor. Resimleri kolaylıkla büyültüp küçültebiliyorsunuz. Ben denemedim ama eminim harita ve diğer benzer uygulamalarda da bu çoklu dokunma vardır.

Yazının devamı »

Samsung Developers Day

Yazan: MobilStore | Kategoriler: Genel | Tarih: 31-05-2010

1 Haziran Salı günü Emirgan The Seed’de gerçekleştirilecek Samsung Developer’s Day (http://www.samsungdevelopersday.com/) etkinliğine katılacağız. Bu aralar bana Windows demeyin de hangi platformu söylerseniz söyleyin, koşa koşa gelirim. Etrafımda cep telefonumdan başka hiç bir Windows bırakmadım. Eğer Omnia 2′ye kararlı bir şekilde Bada, Android ya da iPhone OS (ne fantazi ama) kurulabileceğini duysam  saniye  beklemezdim.

Bada’yla da bir tanışalım hele. SDK’sı da varmış. Ebruli Sözlük’ün bir de Bada versiyonunu yaparız inşallah :) )

Omnia2′de Ön Kamera ile Fotoğraf Çekme

Yazan: MobilStore | Kategoriler: Omnia 2 | Tarih: 02-05-2010

Omnia2′nin ön kamerasını test etmenin bir yolunu ararken daha iyisini buldum. Registry’e küçük bir kayıt ekleyince fotoğraf çekme modlarına ‘Kendi’ diye bir tane daha ekleniyor. Bu mod’u seçerek ön kamera ile kendi fotoğrafınızı çekebiliyorsunuz.

En beğendiğiniz registry editörünü (ben PHM’yi tercih ediyorum) açıp HKEY_CURRENT_USER\Software\Samsung\Camera ağacına DWORD tipinde SupportFrontCamera adlı yeni bir kayıt oluşturup 1 değerini verin. Yapılacak işlem sadece bu kadar.

Eğer bu işlemden sonra bir problem yaşarsanız (ben yaşamadım) bu eklediğiniz satırı silince herşey eskisi gibi olması gerekiyor..


Resco Keyboard

Yazan: MobilStore | Kategoriler: Omnia 2 | Tarih: 30-04-2010

Omnia 2′nin 800×480 piksellik ekranındaki orjinal klavyesi malesef pek kullanışlı değil. Türkçe özel karakterleri de aynı tabladaöstermek adına tüm harflerin genişlikleri minicik kalmış. Iphone’da bu özel karakterler ana karakterlere basılı tutarak göründüğü için klavye tablasında yer işgal etmiyor ve harfler çok geniş kaldığından parmakla rahatlıkla tuşlanabiliyor.

Küçük bir Google taramasıyla Resco Keyboard denen ve tam aradığım şey olan klavyeyi buldum. Öyle ki eksiği yok fazlası var. Ayrıca özel karakterler bizim mobilstore uygulamasında ürettiğimiz çözüme çok benziyor. Klavyenin iPhone’a benzeyen temasının dışında iki ayrı teması daha var..

Klavyenin fazlalığı ise çok güzel düşünülmüş bir özellik. Alfabetik tabladayken 123 tuşuna basınca çıkan numerik tablada rakamların yanısıra bir de hesap makinesi tuşu var. Buna basınca klavye minik bir hesap makinesi haline geliyor :) Kim düşündüyse çok iyi düşünmüş. Rakamlarla işi olanın hesap yapma olasılığı da var, bunun için tekrardan hesap makinesini bulup açmasına gerek kalmayacak. Klavye üzerinden anında işini görecek. Ne bileyim, benim çok hoşuma gitti.

Bu minik ve başarılı uygulamayı MobilStore üzerinden indirebilirsiniz.

Meydanlara geri mi dönüyoruz ne?

Yazan: MobilStore | Kategoriler: Genel | Tarih: 30-04-2010

16 Şubat’ta Samsung Avcılar’daki servise bıraktığımız Omnia i8000 model cep telefonumuz uzun bir aradan sonra bugün elimize ulaştı. Servisin önünden otobüsle geçerken “hep telefonla soruyorum, bir kere de inip yüzlerine karşı sorayım, fırça atar rahatlarım” diye düşünerek otobüsten indim ve Metrobüs’e kadar yürüme pahasına servise gittim.

Meğer telefon geçen cuma gelmiş, “niye haber vermediniz” diyebilirdim ama telefonun gelmesine, hem de talep ettiğim gibi kapalı kutu gelmesine sevindiğim için apar topar formları imzalayıp telefonu alıp oradan uzaklaştım.

Aslında uzun süre önce “eğer servis, yeni telefonu talep ettiğim gibi kapalı kutu verirse onu satıp iphone alacağım” diye karar vermiştim. Fakat 800×480 pırıl pırıl ekranı, GPS’i, 5 MP kamerası, 16 GB hafızası (bozulan telefon 2gb idi), SD Kart desteği derken tereddüt etmeye başladım. Iphone almak da istiyordum, 7-8 ay önce eşime iPhone alirken kendim Omnia i900 almıştım (şuan bahsettiğim telefonun ilk versiyonu, bir ay kadar önce nasılsa yenisi servisten hemen gelir diye onu satmıştım) ve yetenekleri yüksek olmasına rağmen fiziksel özelliklerinin çok kötü oluşu beni hayli üzmüştü ve keşke 200 TL daha verseydim de ben de iPhone alsaydım demiştim..

Hasılı, içinde Windows 6.5 olmasına -hatta Windows 7 sürümü çıkmayacak olmasına- rağmen ben en iyisi bu telefonu kullanayım dedim. Sırf donanıma yazık olmasın diye :) Aslında gerek ofisteki pc’mi gerek evdeki Asus Notebook’umu binbir türlü zahmetle Macos’a çevirmekle tüm Windows bağlantılarımdan kurtulmuş mutlu bir insandım ama bu Omnia2 yüzünden bir şekilde bağlandık gene..

Iphone’dan bu kadar çabuk vazgeçmezdim aslında ama, şöyle bir düşündüm: Şimdi iphone 3GS bile alsam -ki zannetmiyordum alabileceğimi- fiziksel özellikleri, ekran çözünürlüğü, kamerası vs çok eski kalacak. Bir kaç ay sonra iPhone 4 çıkınca biz apple madurları olarak kalakalacağız. Ben şimdi eski omnia’dan kurtulmuş ve telefonumu güncellemiş oldum bu vesile ile, iPhone 4 çıkınca ve biz de bir küp altın daha bulunca bu kez de eşimin telefonunu satar inşallah ona yeni bir telefon alırız diye düşündüm :)

Mevzuya ‘filan tarihten beri serviste olan telefonum…’ diye daldım ama, bir kaç cümle ile işin servise nasıl vardığını da anlatayım, ibret olsun..

Efendim, aslında bu telefon çok muhterem bir ağabeyimizin kişisel telefonu olarak Ekim 2009′da Teknosa’dan satın alındı. Telefonun yazılımından kaynaklanan bir problem yüzünden -zil sesi ne modda ayarlanırsa ayarlansın, hep azalandan artana doğru yükseliyordu ve normal zil sesi ancak 4. ya da 5. çalışta duyulabiliyordu- çok yoğun mesaisi olan bu ağabeyimiz telefonu istediği gibi kullanamıyordu. Arayanlar 4-5 kere çaldırıp ‘kimse açmıyor’ diye kapatıyordu. Halbuki ses daha ancak duyulmaya başlıyordu.. İşte bu problem yüzünden 2 kere Telpa’nın Levent servisine 2 kere de Samsung’un Avcılar servisine bu telefonu götürdük. Her defasında da ‘bu standart bir özelliktir’ deyip, telefonu sıfırlayıp geri veriyorlardı. 3. keresinde Avcılar servisi işletim sistemini de güncelledi diye hatırlıyorum, ama yine problemi çözmedi. 4. kereden sonra telefonu teslim almaya gittiğimde, yerinde test edeyim de itirazımı ona göre tekrar yapayım dedim ama, telefon pin şifresini kabul etmedi bir türlü. Yani farklı bir problem ortaya çıktı. Tarih 16 Şubat 2010. İşte o tarihte, teslim formunu da geri alıp telefonu tekrar işleme soktular. Ben de klasik her defasında söylediğim gibi ‘bu telefonun yenisi ile değiştirilmesini ya da iadesini talep ediyoruz’ dedim..

Aradan günler haftalar geçti, telefondan ses gelmedi. Yasal bekleme süresi olan 30 iş gününü de bekledim. Yine ses yok.. Bir ara değişim için Samsung’a telefonu bildirdiklerini, onay beklediklerini söylediler. Onun üzerinden de günler haftalar geçti. Ne zaman telefon açsam ‘onay bekleniyor, bu bekleme süresinin 30 gün gibi bir sınırı yok, hayır beyefendi tabi ki bir sene sürmez..’ gibi cevaplar alıyordum.

Ben de haklarımı aramak için Beşiktaş Tükoder’e (Tüketiciyi Koruma Derneği) danıştım. Onlardan aldığım bilgiyle Beylikdüzü Kaymakamlığı Tüketici Hakem Heyeti’ne gittim. Verdikleri formu eksiksiz doldurup kaybettiğim faturayı da Teknosa Ankara’dan 2 günde istetip -10 gün sürer demişlerdi 2 günde hallettiler, sağolsunlar- başvurumu yaptım. Tükoder’in tavsiyesine uyarak ısrarla ‘kapalı kutu’ istediğimi de belirttim. Genelde çıplak telefonu değiştirdiklerine şahit olduğum için kapalı kutu isteme gibi bir hakkımız olduğunu bilmiyordum bile. Varmış!

Daha önce Tükoder’e başka bir problem için gitmiş, mevzuyu tek ihbarname ile halletmiştik. Meğer bu Tüketici Hakem Heyeti’ne başvurmak öyle hızlı bir metod değilmiş. 3 ay filan sürermiş kararın çıkması. He bu arada hemen belirteyim, Tüketici Hakem Heyeti’ne maruzatımı bildirirken ‘kapalı kutu’ yerine ‘para iadesi’ de talep edebiliyormuşuz fakat sadece 900 TL mi 1000 TL mi ne, bu barajın altında bir rakam söz konusu ise bu mümkünmüş. Diğer türlü iş hakem heyetini aşıp mahkemeye varıyormuş. Uzun iş yani.. O yüzden biz sadece kapalı kutu ürün değişimi istedik..

Demin de dediğim gibi işin 3 ay sürebileceğini öğrendiğimde biraz üzüldüm çünkü ben muhterem ağabeyimiz’den bu telefonu satın alacağımı, telefonun da servisten kısa sürede geleceğini planladığım için elimdeki eski Omnia i900′ü hemen satmıştım. Birden telefonsuz kalakaldım. Gerçi denk geldi. Bu sıralarda Turkcell Temmuz 2009′da Blogerlar için düzenlediği 3G tanıtım partisi sonrasında hediye ettiği aylık 4GB’lik toplam 12 aylık interneti Mart başında şak diye kesti. Hala da kesik. Ben her hafta sürekli kendilerini arayıp mahsus rahatsız ediyorum. Sinirimi de FriendFeed’de feed açmakla bastırıyorum. Denk gelmişsinizdir..

İşte bu internetsizlik, telefonsuzlukla çakıştığı için bir süre eski Nokia bilmem kaç ile idare ettik. Sadece bir saniyede açılan bu müthiş telefonu yabana atmayın. Bir kere Fatih’de elektrikler ansızın gidince bu telefonun feneri çok işe yaramıştı :)

Ne diyorduk.. Bu üç ay bekleme süresi hayli fazla geldiği için acaba başka ne yapılabilir diye sormak için Tükoder’e tekrar uğradım. Sağolsun şube başkanı Firdevs Hanım, ‘olmadı biz de bir fax çekelim firmaya, bazan işe yaradığı oluyor’ dediler. Ben de evraklarımı bıraktım.

Gerçekten işe yaradı :) Bu fax işleminden bir kaç gün sonra işte telefon artık elimde idi. Kaymakamlığı arayıp sordum, onlar henüz dosyamı işleme koymamışlardı -burada kendime not düşeyim, en kısa zamanda kaymakamlığa faks çekip dosyayı iptal etmelerini talep etmem gerekiyor- firma kendiliğinden de telefonu değiştirme işlemini tamamlamış olabilir, bu da bir ihtimal ama o zaman %99 sadece çıplak telefonu değiştirirlerdi. Kapalı kutu’nun kendiliğinden geleceğini hiç tahmin etmiyorum :) Hasılı Beşiktaş Tükoder bir kez daha sorunumu çözmüş oldu.

Lafı uzun tuttum, kusura bakmayın. Başımıza gelenleri tüm objektifliği ile anlatayım istedim, çünkü bunlar hemen her gün birimizin başına gelen şeyler. Aslında kullanmadığımız, bilmediğimiz pek çok yasal  hakkımız var. Bilinçli olmak için illa başımıza bir iş gelmesini beklememek lazım.

İnşallah bu telefon ile yeniden MobilStore blogumuza geri dönmüş olduk. Artık el-mecbur, Windows platformundan da kaçamamış olduk..

Başka yazılarda -mümkünse daha kısa olanlarında tabi- görüşmek üzere efendim..

 

TGRT FM Iphone uygulaması AppStore’da…

Yazan: MobilStore | Kategoriler: Iphone | Tarih: 24-03-2010

TGRT FM için hazırladığımız Iphone uygulaması ilk sürümü ile AppStore’da yerini aldı. Günün yayın akışını da görebileceğiniz bu minik uygulama sadece 74 KB büyüklüğünde. TGRT FM iphone 3.1.2 ve yukarısı sürümlerde çalıştırılabiliyor.

AppStore fırında bir ekmek daha…

Yazan: MobilStore | Kategoriler: Iphone | Tarih: 21-03-2010

Yeni uygulamamızı AppStore fırınına sürdük bakalım. İnşallah yanmaz :) Bir önceki uygulamayı yayınlayınca, AppStore’a gönderme aşamalarını yazacaktık ama fırsat bulamamıştık. Şimdi hazır o fırsat elimizdeyken yazmaya niyet ettik :) Bir ara BT Hayat‘a buyrun..

Ebruli Sözlük AppStore’da

Yazan: MobilStore | Kategoriler: Iphone | Tarih: 25-02-2010

sozluk_iphoneDaha önce bu sayfalarda Ebruli Sözlük’ün Windows Mobile için Flash versiyonunu ve Ferhad Fidan Bey’in gönüllü olarak hazırladığı Java versiyonunu duyurmuştuk. Sözlüğümüzün Iphone versiyonu da hazırlandı ve AppStore’da yerini aldı. Ücretsiz olarak indirebilirsiniz.

Ebruli Sözlük’ün flash ve java versiyonunu MobilStore uygulamamız üzerinden indirebilirsiniz. Web sitemize ücretsiz üye olmanız gerektiğini de hatırlatalım.

“Time for something ELSE”

Yazan: MobilStore | Kategoriler: Ürün Tanıtımı | Tarih: 13-02-2010

elsemobileCep telefonlarının birbirini taklit ettiğini, iphone’un (pek çok eksiği olmasına rağmen) aralarında en kullanışlı menülere sahip olduğunu, Windows’un malesef arayüzler arasında en karayüz olduğunu, birilerinin çıkıp daha iyi bir arayüz hazırlamaları gerektiğini düşünürken bugün bunlardan birine rastladım sanırım: ELSE

2001′de İsrail’de kurulmuş olan firma ELSE ile “mobil cihazların nasıl olması gerektiği” konusunda vizyonlarını ortaya koyduklarını belirtiyor.

Cihazın teknik özelliklerine aşağıda değineceğiz, asıl arayüzünden bahsedelim. Bu tür gelişmiş bar tipi dokunmatik telefonlarda genel prensip dokunmakla ilgilidir. Ekrandaki menülere dokunup bırakarak komutlarımızı veririz.  Iphone ve HTC-HD2 gibi telefonlar çoklu dokunmatik özellikleri ile bu dokunma deneyimini daha da geliştirmişler, iki parmağımızı kullanarak resimleri büyültüp-küçültme gibi işlevleri ortaya koymuşlardır. Else burada biraz daha farklı bir tarz ortaya koymuş. Bir kere daha çok “tek elle kullanabilme” üzerinde çalışılmış görünüyor. Menü telefonun sağ tarafından yarım daire ya da yelpaze şeklinde ortaya çıkıyor. Siz başparmağınızla bu yelpaze üzerinde parmağınızı “kaldırmadan” dolaşıyor, hangi menü ile ilgileniyorsanız o menü üzerindeyken parmağınızı yukarıya doğru kaydırmaya devam ediyorsunuz, yeni bir menü geliyor, bunun içerisinde de yine parmağınızı kaldırmadan devam ediyor dilediğiniz yerde parmağınızı kaldırınca o menüyü seçmiş oluyorsunuz. Yani tıkla bırakdan biraz daha farklı ve tek elle kullanmaya daha uygun.

first-else-photo-gallery-phone-0Bunu klavyeyi kullanırken de hissedebiliyorsunuz. Minik ve tuşları çerçevelerle ayrılmamış bir klavye görünümüne sahip, ilk bakışta bu yakın tuşlara basmak zor olacak gibi duruyor, fakat tuşların üzerinde parmağınız basılı dolaştığınızda iphone’daki büyüteç gibi bir pencere çıkıyor ve parmağınızın basılı olduğu bölgedeki tuşları daha yakından görebiliyor, dilediğinizin üzerine gelip parmağınızı “bıraktığınızda” onu seçmiş oluyorsunuz..

Bu stil görünüşte benim çok hoşuma gitti, tabi dokunarak bunu yaşamak daha doyurucu bir fikir verecektir. Türkiye’ye ne zaman gelir, bilemiyoruz. İnşallah yakındır.

Else’nin arayüzünde tamamen siyah hakim. Hatta kendi özel navigasyon yazılımında bile siyah ön planda. Tarayıcısında soldaki menü bile html pencerenin üzerinde siyah bir gölge bırakıyor. Else’nin seçkin görüntüsü sadece siyah renklerle değil, çok ince düşünülmüş grafik detaylarla da zenginleştirilmiş, bazı ekranlarda bilim kurgu ya da polisiye filmlerdeki grafiklere benzer görüntüler hakim. Örneğin arayan numara için bir foto yüklenmemişse poligonlardan oluşan üç boyutlu bir yüz ekranda beliriyor.

Else’nin sitesi de daha en başta farklı bir telefonla karşılaşağınızı işaret ediyor aslında. Sitedeki video-yoğun anlatımlar neredeyse sinema kıvamında.

Gelelim teknik özelliklerine; Elbetteki bu cihazda kapasitif ekran var. Öyle olmasaydı yazık olurdu. 3.5″ ekranı FWVGA 854×480 çözünürlüğüne sahip. Wi-fi, Bluetooth, UMTS/HSPDA Tri-band, GSM-EDGE Quad Band gibi kablosuz özellikleri var ve 32 GB’ye kadar flash bellek desteği, 5 Mp kamerası, dahili GPS ürünün diğer özellikleri. Else’de TI OMAP 3430 mobil işlemci kullanılmış. Kataloğundan anladığım kadarıyla 3430 ailesinde grafik hızlandırıcı da mevcut ve DVD/HD kalitesinde görüntü üretebiliyor.

Ürünün boyutları 115.6mm x 56.6mm x 13 mm, bunun yanında sitede ağırlığından bahsedilmemiş.

Else, bence adına yakışan çok “farklı” bir ürün. Tabi donanım özelliklerinden ziyade arayüzü ile farklı. Tüketiciye yeni bir kullanım modeli sunma çabasında. Görünüşte başarılı gibi duruyor. Dokunduğumuzda daha kesin fikirlerimiz olacaktır.

Ürünün sitesi:  http://www.firstelse.com

Ayrıca YouTube’da da bazı videoları mevcut; örneğin: http://www.youtube.com/watch?v=IwTkPT4nt0I